Özdemir Erdoğan’ın sesi odanın içine yayılıyor…
Ve ben, yine aynı yerden yanıyorum.
Sanki şarkı her defasında içimde sakladığım o yakıcı duygunun üzerindeki örtüyü kaldırıyor.
Sana söyleyemediğim, ama her görüşümde nefesimi hızlandıran şeyin adını hissettiriyor.

Bana hiçbir şey demene gerek yoktu…
Ben seni, bana hiçbir şey söylemeden sevmiştim.
Benim gönlümü çalan sen değildin;
gönlüm kendi isteğiyle, kendi suçuyla sana aktı.
Ve ben bu suça itiraz bile edemedim.

Sana söyleyemediklerim çoktu;
ama söylememem gerekenler daha fazlaydı.
Sussam içimde kavrulan bir sır,
konuşsam geri dönüşü olmayacak bir itiraf vardı.
Bu yüzden sustum…

Bu site ise…
Özgürce haykıramadığım her kelimenin saklandığı yer olacak.
Gün içinde sana söyleyemediğim cümleler,
bakarken içimden geçirdiğim ama dudaklarıma hiç gelmeyen sözler
burada yaşayacak.

Hiçbir yerde değil,
hiç kimse için değil…

Sadece senin için.

Ve ben…
Ben de biraz senin.

16 Kasım ’25

Bal Arım